22 Aralık 2009 Salı

Partiler açılır partiler kapanır...

Benim ülkemde partiler kapanır,hem de çok kolay kapanır. Çünkü açılması da bir o kadar kolaydır partilerimin.

Siz çıkıp bugün ben bir siyasi parti kuracağım der ve kimseye sormadan, kimseden izin almadan kurabilirsiniz partinizi. Sonra bu neydüğü belirsiz partiyle seçimlere katılır hatta kazanırsınız bile.

Benim halkım kazanmanıza yardımcı olur, siz kayda değer birşey yaptığınızı sanıyorsanız yanılırsınız.

Tek katkınız hoş bir loga ve bazen anlamlı bir isimdir sadece.

Ve tabii hiç bir karşılık beklenmeden yapılan maddi yardımlar.

Benim halkım aç, benim halkım yoksul; daha da kötüsü benim halkım vicdanlı! Sırf bir iki kömür poşetinin, bir kutu erzağın hatrına görüşünü satabilecek kadar vicdanlı hem de!

Aldığı karşılıksız yardımı vicdan borcu sayıp sandıklarda ödemeye çalışan bir halkım var benim.

Eğitimsiz, dolayısıyla bilinçsiz ama saf bir halk...
Hayat bu ya saf halkın karşısına çıkacak kötü kahramanlar bulunacaktır elbet.

Cin fikirliler toplanıp parti kuracak, birkaç tatlı sözle halkı kandıracak, amaçalrına ulaştıklarındaysa herşey unutulacak.

Belki de o rahat kırmızı deri kaplamalı koltuklar unutturacak. Sürekli bir uyku hali, oraya oturana kadar çekilen çilenin yorgunluğu...

Bazen de tam tersi olabiliyor tabii. Uyuyan dev birden uyanıveriyor. Hak etmeden aldıkları oylar yetmeyebiliyor bazen. Daha fazla hak, daha fazla özgürlük...

Kimin özgürlüğü, neyin hakkı? Ne yaptınız özgür olmak için de birden bire çıkıp eşitlik,haklarımız diye bağırıyorsunuz. Neye dayanarak bunları istiyorsunuz.

Bizler 86 yıl evvel hak ettik bu güzel vatanı; üstelik siz bizi bölmeye çalışanlara da kucak açarak.

Anlaşılan koynumuzda beslediğimiz yılanlar var, siyasi parti kuracak kadar hakkı ya da askerimizi katledecek kadar özgür olan!!!


Benim ülkemde siyasi partiler kapanır; çünkü önüne gelen herkesin siyaset yapabilecek kadar özgür olduğu bir ülkedir burası!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder